Giriş/Kayıt

Yeni anne olan kadının günleri nasıl geçiyor. 1440 dakika

Wednesday, Mar 29, 2017 | Post by Bebek Nette | 0 comment(s)

Bir günde 1440 dakika var. Kimisi için can sıkıntısı ve vakit geçmiyor diye ifade edilen bu süre benim için yetersiz. Çoğu zaman uyumak istiyorum ama bebeğim yine uyanık, hep uyanık. Saat sabahın beş buçuğu, henüz bir buçuk saat önce uyuduğuma yemin edebilirim, bebek yine beni çağırıyor. Bebek çalar saat değil ki erteleme düğmesi olsun. Yorgunum, gün aşırı ayakta durabilmek için kahve içiyorum. Artık dünyayı bulanık görmeye başladım.

1440 dakika ve yeni bir gün daha. Her şey bıraktığım yerden değil, sanki zamanda bir gün öncesine gitmişim gibi her şey tekrar ediyor. Bir gün önce her şeyi hallettiğimi düşünüyordum ki, etrafıma bakıyorum, ev yine dağınık. Daha dün ortalığı toparlamamış mıydım ? Artık hiçbir şeyden emin olamıyorum. Yine de bir yerlerden tekrar başlamam gerekiyor. Önceki güne göre daha yorgunum, küçücük bir insanın nasıl olurda bu kadar ihtiyacı olabilir. Bebekliğimi hatırlamıyorum.  Bu gün daha da yorgunum sanki, hemen bir kahve daha içmeliyim ama çok hızlı hazırlamalıyım, bebek ağlamaya başladı başlayacak. Çamaşırlar yine dağ gibi olmuş, aşılamaz değil tabi bugün halledebilirim, bebek uyursa 3 saatlik gecikmeli kahvaltımı yapabilirim.

1440 dakika. Dün duş almaya vaktim olmamıştı. 3 gündür yağmur yağıyor, ben hiç ıslanmadım, çünki dışarıya çıkmaya hiç vaktim olmadı. Ne zaman kıyafetlerimi giyip, makyaj yapıp dışarıya çıkmıştım? En son ne zaman arkadaşlarımla dışarıdaydım? Gözüm takvimde ayın kaçı bugün biliyorum ama önceki günler kafamda karışık. Eskiden spor salonuna giderdim. Sabahları da koşuya, sanki bir daha yapamayacakmış gibi hissetmeye başladım.  

1440 dakika. Başarı , bir anne için bebeğine iyi bakabilmekse başarılı bir anneyim, ama artık kendimi değersiz hissetmeye başladım. Eşim eve geldiğinde bugün ne yaptın diye soruyor, bunun cevabını ona verebilmem çok zor. Çocuğun beslenmesi, sağlığına dikkat edilmesi, onunla küçük oyunlar oynanması, altının değiştirilmesi, banyosu, çamaşırı, bulaşığı ve daha bir çok şey, ölçülebilir değil,  kendi kendime sayıyorum ve sadece, hiç diyorum. Üniversite yıllarımda büyük bir proje ödevi aldığımı ve bitmeden önce kimsenin ne ile meşgul olduğumu bilmediği günler geliyor aklıma.

1440 dakika. Yine duş alamadım, etraf yine dağınık ve bebek yine ağlıyor, uykusuzum. Bebeğim kucağımda uyurken 2 ay olduğunu hesaplıyorum. Göz kırpana kadar geçti sanırım. Fazla kurcalamıyorum artık kafamda, 2 ay için 10 sene yaşlanmış gibi hissediyorum kendimi. Bebeğim kucağımda uyuduğunda, yüzüne baktığımda zaman ve emek önemsizleşiyor, yok oluyor. Göz kapaklarım kapanmak üzere ama bir ağlama sesi ve her şey kaldığı yerden devam etmeye başlıyor.

 

1440 dakika. Sabah eşim işe giderken kendimi terkedilmiş hissediyorum, depresyondayım sanki. Ağladığım günler oldu neden bende bilmiyorum. Ayağa kalkmalıyım ve ağlayan bebeğimin derdi ne bulmalıyım hemen. Depresyona girmek lüks benim için. Etraf yine dağınık, çamaşırlar birikmiş , bulaşıklar, alışveriş yapmam lazım evde bir şey kalmamış. Ne zaman sinemaya gitmiştim en son, bilemiyorum. Zaman hep böyle koşuşturmacayla geçip bitecek sanırım.

 

1440 dakika, artık ağlama sesi yok, 6 yaşında bir kız çocuğu uyandıyor beni yanağımdan küçük bir öpücükle. Uyuyalı 8 saat olmuş sanırım kendimi zinde hissediyorum. Bu gün kızımla yapacak çok şeyimiz var. Hepsi bugüne sığmayacak gibi yine ama hiç bitsin istemiyorum. Yataktan kalktığımda kızıma bakıyorum ve gülüyorum, büyük bir iş. 6 senedir yaptıklarımın bu küçücük kızın gülümsemesi yanında bir hiç olduğuna karar veriyorum, kimse beni alkışlamayacak, ödülde almayacağım. Kimsede tam bilemeyecek neler yaşandığını, ama bunlar için Allaha şükrediyorum. 1440 dakika çok mutluyum hiç bitmesin istiyorum.  

Taglar:

Related Articles

Yorumunuzu bırakın